14 Mart 2011 Pazartesi

D&R'ıma dokunmayın olum! (tabi bloguma da.)

Altunizade'de, eve dönüş yolumun üzerinde bi tane D&R var. Tam metrobüse giden üst geçit merdivenlerinin arkasında. Dışarıdan baya büyük ve heybetli gözüküyor, ne zaman yürüyerek veya otobüsle falan karşısından geçsem dönüp bakmak ihtiyacı hissediyorum. Şöyle ki hemen hemen haftada dört beş kere yakınından geçtiğim bu D&R'ın içine girmişliğim, kitaplara bakmışlığım, 4.99'luk dvd'leri karıştırmışlığım yok hiç. Hatta benimle birlikte sanki kimse oraya girmiyor, oradan alışveriş yapmıyormuş gibi hissediyorum. Bu yüzden de -neden bilmiyorum ama- bu heybetli D&R kapanacak diye, günün birinde ordan geçerken yerinde çekilmiş bi dişin bıraktığı boşluk gibi koca bir boşluk görücem diye çok korkuyorum ben. Gerçekten bak, ödüm kopuyor. Bi mağazaya neden bu kadar anlam yükledim bilmiyorum ama, orayı her gördüğümde "Oha kitaplar var orda şu an. Birsürü güzel albüm, izlemek istediğim filmlerin dvd'leri var. Dergiler fln duruyo bi köşede. OLUM NE KADAR GÜZEL Bİ YER ORASI LAN!!" diye içten haykırıyorum kendi kendime. Eve giderken mutluluk sebebi oluyor orası bana. Güzel şeyler getiriyor aklıma. O yüzden sürekli kontrol ediyorum, bu kimsenin alışveriş etmediği D&R'ı ben. Baya avutuyorum falan içimden. "Kimse gelmese de ben bir gün gelicem, birsürü 4.99'luk dvd alcam, kitap, uykusuz fln alıcam biliyosun di mi? Hadi ya üzülme hadi hadi" fln diyorum resmen. Kapansın ve yerine "BİLİMSEL MÜHENDİSLİK SÜPERSONİK ŞANTİYELİ ŞEYLER!" gibi bir yer açılsın, enerjim oradan her geçtiğimde sömürülsün istemiyorum.

Evet, orda bir D&R var uzakta. O D&R benim D&R'ımdır lan! Gitmesem de görmesem de, dergi reyonu kitapların yanında mı karşısında mı bilmesem de.. O D&R benim D&R'ımdır..

4 yorum:

Persephone dedi ki...

senelerce aynı hislerle yanından geçtikten sonra bir gün metrobüsün o durağında inmem gerekti. dünyanın en uzun üstgeçitleri olduğunu düşündüğüm o bitmek bilmeyen üst geçitlerin çıkışlarından birinin o D&R'a çıktığını biliyordum. O an dedim kendi kendime 'işte vakit geldi, ece'. O sihirli diyara girmenin zamanı gelmişti. büyülenmişçesine köprüden geçtim ve merdivenleri indim. gizemin sona ermesine saniyeler vardı.


küçücük bir yermiş lan meğersem.

zeytin dedi ki...

ya küçücük biyer diilmiş ama orası işte. şey gibiymiş harry potterdaki dışardan küçücük gözüküp içi ovalar yaylalar olan çadırlar vardı ya onlardanmış o d&r. ve galiba hiçbi yerde satılmayan kitaplar satılıyomuş.
bi de harry potter diyince aklıma geldi, demeden edemicem bence balkaymak birası sahlep tadındadır. başka türlüsünü düşünemem.

Anonim dedi ki...

neden hepimizde oyle bi his uyandırmış orası, bi tek ben sanıodum, ilginç. ama ben öellikle hiç girmiorm, büyü bozulmasın die..
Rzg

zeytin dedi ki...

içten içe benim de girmeme sebebim bu olabilir belki ya. altunizade d&r'ı uzaktan sevmek aşkların en güzeli